|
ATATÜRK İLKÖĞRETİM OKULU |
|
|
Balıkesir / Erdek Tlf: 0 266 835 13 71 - 835 65 06 e-mail to: erdekataturk@yahoo.com. |
|
|
Anasayfa Sunu Başarı Durumu STS Sonuçları Tarihçe Kadro Rehberlik OGYE OGEP Stratejik Plan Mezunlarımız Kubaşık Öğrenmenin Oluşumu Ölçme Değerlendirme TÜBİTAK Okul Gelişim Raporu Ders Kitapları Öğrenci Merkezli Eğitim Tam Öğrenme Çalışma Programı Etkinliklerimiz Rehberlik Planı Planlar Başkanlar Kurulu Öğrenci Temsilcileri Okul-Aile Birliği Sınıf Veli Temsilcileri Koruma Derneği Linkler Resimlerle Atatürk Gökkuşağı |
|
TAM ÖĞRENME
Tam Öğrenme : Öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeyine uygun bir planlama ile her öğrenciye öğrenmeyi öğrenmesi ve öğrenmenin gerçekleşmesi için yeterli zamanın ve desteğin verilmesiyle, her aşamada ölçme – değerlendirme yaparak hataların zamanında tespit edilip giderilmesiyle gerçek-leştirilen öğrenme etkinliklerine TAM ÖĞRENME denir.
“Toplam Kalite Yönetimindeki sıfır hata anlayışını eğitim boyutu açısından tam öğrenme yak-laşımı ile eş değerde tutabiliriz. Tam öğrenmeye götüren süreçte Öğrenmeyi Öğrenme ve bütün öğren-ciler öğrenebilir anlayışı hakimdir......”
“Eğitimde sıfır hata anlayışı açısından öğrencilere hedeflenen davranışların tam olarak kazan-dırılması gerekmektedir. Tam olarak kazandırılamayan davranışlar eğitim sisteminde hatalı birer ürün olarak algılanır.” (MLO Modeli S.149)
Yukarıdaki iki alıntı paragraftan da anlaşılacağı gibi bizlerin Tam Öğrenmeyi gerçekleştirme-diğimiz durumda toplum içinde karşımıza hep hatalı ürünlerle karşılaşacağız. Yani kazandırılması ge-reken davranışların kazandırılmaması, topluma katacağımız öğrencilerin eksik bilgi ve davranışlarla okullardan mezun olmaları biz öğretmen ve okullar için çok önemli bir eğitim eksikliğidir.
Eğitim bilimcileri okulları hep bir işletmeye benzetirler. Öğrenciyi hammaddeye, öğretmeni ise üretici işçiye. Öğrenci çok az diyebileceğimiz bir seviyede bir bilgi ve aileden aldığı davranışlarla okula gelmekte, okul – öğretmen öğrencide var olması istenilen davranışlar ile bilgi birikimini gerçekleştiriyor. Okula gelirken çocukta var olan yanlış bilgi ve davranışları düzeltiyor. Bu okulun, öğretmenin asli görevi. Ancak Tam Öğrenme uygulamaları yapmadığımızda görüyoruz ki okuldan mezun olan öğrencide bir çok eksik davranış, eksik bilgi ve hatta yanlış bilgi ve davranışlar da bulunmaktadır. ..Yani hatalı ürünler üretmekte, topluma bunları katmaktayız.
İşte Tam Öğrenme ile bu hatalı ürünleri zamanında tespit edecek, hataları düzeltecek sonra da hatasız ürünleri mezun edeceğiz.
Bu çok ciddi bir varsayım. Çünkü toplum içinde zaman zaman görüp eleştirdiğimiz bir çok yanlış davranışlar bizlerin birer ürünü olarak hep yaşamaktadır. Bizlerin okulda düzeltemediğimiz veya eksik bilgi ve davranışlarla mezun ettiğimiz öğrenciler o eksiklerini tamamlayamamakta, çoğunluğu yaşamları boyu öyle kalmaktadır. Disiplinli, planlı ve kararlı bir eğitim çalışması ile okullarımızda Tam Öğrenme gerçekleştirildiğinde zamanla toplumda var olan yanlışlar yavaş yavaş azalacak ve ortadan kalkacaktır.
Sevgili Öğretmenim,
Tam Öğrenmeyi nasıl gerçekleştireceğiz?
Tam Öğrenmeyi nasıl uygulayacağız?
Tam Öğrenme bize ne gibi ek çalışmalar getirecek?
Tam Öğrenme için okulumuzda ortam uygun mu?
Yukarıdaki soruları kısa kısa yanıtlayalım. Ancak şunu iyi biliniz ki bu soruların asıl yanıtlarını siz değerli öğretmenlerimiz bilmekte ve uygulamaktadırlar. Yani benim burada söyleyeceklerimin bir çoğunun ayakları havada kalabilir. Esas olan uygulamada öğretmenin geliştireceği teknik ve yöntem-lerdir.
1. Tam Öğrenmenin gerçekleştirilmesi :
a) Sınıfın dersimize (konumuza) hazır bulunuşluk düzeyini öğreneceğiz. Bunu bir veya birkaç test ile gerçekleştirebiliriz. Bunu yapmaz isek bazı bilgilerin ön koşul bilgilere dayandığını hepimiz çok iyi biliriz. Örneğin: Toplama bilmeyen bir öğrenciye çarp-ma öğretemezsiniz. 8 sesli harfi bilmeyen sınıfa büyük ses uyumunu öğretemezsi-niz. Yağmurun oluşumunu deneylerle göstermediyseniz öğrencilere kar yağışının oluşumunu anlatamazsınız. Kalem tutmasını öğretmeden çocuğa çizgi çektiremez-siniz. El – parmak kaslarını geliştirmeden doğru kalem tutmayı öğretemezsiniz....
b) Sınıfa – öğrenciye neyi niçin öğreneceğini, öğrendiklerinin yaşamında ne işe yarayacağını bilmesini sağlamalıyız. Yani niçin, neden öğrendiğini öğrenci bilmek zorundadır. Öğrenciyi başka türlü motive edemeyiz. Motivesiz öğrenme eksik gerçekleşir.
c) Konunun ana başlıklarını tahtaya yazmalıyız. Söylenen ile tahtaya yazılan birbirini bütünler ve beyinde kendine yer açar.
d) Konuyu öğrencinin öğrenebileceği kolaylıkta ve dramatize ederek, öğrenciyi konunun içine çekerek anlatmalıyız.
e) Öğrenciler defterlerine tahtadakileri yazarken mutlaka beklemeliyiz. Beyinde kargaşalığa neden olmamalıyız.
f) Yazı tahtası mutlaka çok temiz ve güzel kullanılmalıdır. Yazı tahtasını öğrencinin belleği olarak düşünecek olursak tahtanın düzenli kullanılmasının önemi ortaya çıkar. (Öğrenmenin oluşumu bölümünde bunu daha ayrıntılı bulacaksınız.)
g) Görsel ve işitsel araç gereçlerden mutlaka yararlanmalıyız
h) Kolaydan zora doğru bir yol izlemeliyiz.
i) Her konuyu somutlaştırıp mutlaka şekil, araç gereç kullanmalıyız.
j) Her öğrenciye, her kümeye söz vermeli, konuşmalarını sağlamalıyız. Bir iki kez söz isteyip de konuşamayan öğrencide olumsuz bir tavır doğacaktır. Buna fırsat vermemeliyiz.
k) Dersin sıkıcı olmamasına, öğrencilerin rahat, özgür olmalarına fırsat tanımalıyız. Sizinle veya arkadaşlarıyla konuşmalarına fırsat tanımalıyız
l) Öğrencilerin sıralarında put gibi oturmaları yerine düzeni bozmayacak hareket-lenmelere izin vermeliyiz. Gözlerinizle onları hep gördüğünüzü onlara söylemeli-siniz. Gösterdiğimiz toleransı aşanları da mutlaka bir şekilde uyarıp, konunun akışını bozmaya haklarının olmadığını anlatmalıyız.
m) Bilgileri öğrencinin zihnine sembollerle yerleştirmeli böylece unutmayı önlemeliyiz.
n) Zamanı çok iyi kullanmalı son 2 – 3 dakikada bir iki cümle ile konuyu toparlamalı ve bir iki soru ile geri bildirim almalıyız.
2. Konunun işlem basamakları bittiğinde 5 – 10 soruluk mini test uygulamalı ve öğrenmenin
gerçekleşip gerçekleşmediğini ölçmeliyiz. Bu test sizin en fazla 5 dakikanızı alacaktır. Bunu dersin planlamasında “Değerlendirme” bölümünde göstermeliyiz. Bu test her zaman klasik test olmayabilir. Sözlü soru olarak veya değişik biçimde de uygulanarak konunun öğrenme ölçeği olarak yapabiliriz. Test sonucunu mutlaka değerlendirmeliyiz. Örneğin 5 soru yönelttik sınıfa. 3. soruya 40 öğrencinin 32 tanesi doğru yanıt vermiş. Öğrenme düzeyi % 85’in altında gerçekleşmiş. Tam öğrenme gerçekleşmemiş demektir. 3. sorunun sınıfa yeniden anlatılması, öğretilmesi gerekir.
3. Konu değerlendirmesi sonucu her soruya en az % 85 – 90 doğru yanıt verilmiş olmalıdır.
Her sorunun ayrı ayrı doğru yanıtlanma %’si bulunmalıdır. Aşağıda örnek bir çizelge verilmiştir.
4. %90’ın altında alınan başarı sınıf ortamında tam öğrenme için yeterli değildir. Bu nedenle
mutlaka %90 sınırı yukarı doğru aşılmalıdır.
5. Önceki işlenen konulara sık sık kısa dönüşler yapılmalı, pekiştirici ek çalışmalar kümelere
verilmelidir.
6. Değerlendirmelerde hem kümeler hem de bireyler ayrı ayrı düşünülmeli ve
değerlendirilmelidir.
7. Örnek değerlendirme çizelgesi :
Konu Değerlendirme Çizelgesi
|
Öğrenci Sayısı: 40 |
1.Soru |
2.Soru |
3.Soru |
4.Soru |
5.Soru |
3 Soru Bilmeyenler Sayısı |
2 Soru Bilmeyenler Sayısı |
1 Soru Bilmeyenler Sayısı |
|
Doğru Yanıt Sayısı |
35 |
33 |
34 |
39 |
40 |
5 |
7 |
9 |
|
Yanlış Yanıt Sayısı |
5 |
7 |
6 |
1 |
0 |
- |
- |
- |
|
Öğrenme %’si |
87.50 |
82.50 |
85.00 |
97.50 |
100 |
- |
- |
- |
|
Ek Çalışma |
Var |
Var |
Var |
Yok |
Yok |
Var |
Var |
Var |
|
Test Uygulama Tarihi : |
|
Ortalama Öğrenme % ‘si : (1+2+3+4+5)= ….. /5 = % 90.5 |
||||||
8. Tam öğrenme sisteminde, her öğrenci öğrenebilir anlayışı vardır. Evet bu zor gibi görünse de gerçekten normal şartlarda okula gelen her öğrencinin öğrenmeyi öğrenmesi zor bir iş değildir. Önce bizim buna inanmamız ve bunun için çaba göstermemiz gerekiyor. Her çalış-mamızın gerçekleşme düzeyini ölçmemiz, değerlendirmemiz, geriye dönüşler düzenleyerek eksikleri tamamlamamız gerekmektedir. Bunu aşağıdaki şekilde formüle edebiliriz:
Planlama = Öğrenme uygulamaları :Ölçme-değerlendirme = TAM ÖĞRENME (Pekiştirici çalışmalar- Eksikleri tamamlama çalışmaları)
9. Tam Öğrenme bize çok fazla bir ek iş getirmeyecektir. Ek iş olarak her konunun sonunda ölçme-değerlendirme yapma, bunun sonucuna göre ek çalışmaları planlama ve yeni öğrenme uygulamaları-yaşantıları hazırlama ve uygulama olacaktır. Ancak bu ek çalışmaların sonunda da şunu göreceğiz: Sınıfımızın % 95 – 98’i öğrenmeyi gerçekleştirmiş. Bu zincirleme bir birini etkileyecek ve ilerleyen birkaç ay içinde somut gelişmeleri göreceğiz. Öğrencilerimizin öğrenmeyi zevkli bir oyun haline dönüştürdüklerini göreceğiz.
10. Tam Öğrenme için okulumuzda ortam % 80 – 85 düzeyin uygundur diyebiliriz. Yukarıda da belirttiğimiz gibi okul olanaklarımız ve okul bilincimiz bu uygulamayı rahatlıkla yapabilmemize olanak sağlamaktadır.
11. Tam Öğrenme ile okulumuzun stratejik hedeflerine ulaşması daha kolay olacaktır. Okul başarımız kısa vadede % 5 – 6, uzun vadede ise 10 – 12 puan artacaktır. Bu da stratejik olarak hedeflediğimiz okul başarımızın 4-5-6-7-8. sınıflar ortalaması olarak % 60 – 65 düzeyine çıkması olarak kendini gösterecektir. İşte bu nokta okulumuz için “zirve” demektir.
12. Öğrenci Merkezli Eğitim ve Tam Öğrenme uygulamalarında etkili öğretim tek-nikleri, etkili öğrenme yöntemleri uygulanmalıdır. Bunların başında bilinçli bir kubaşık eğitim, tam öğrenme için en uygun izlenecek yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Okulumuz ve öğretmenlerimiz bunu yapabilecek güçte ve deneyimdedir.
Kubaşık eğitimi ya da “Birlikte Çalışalım, Birlikte Öğrenelim” eğitim etkinliğini İlköğretim Müfettişi Yasin Duran’ın notlarıyla ekte bilgilerinize sunuyorum.
Kubaşık Küme yöntemlerinin okulumuzda 2-3 yıldır uygulayan öğretmenlerimiz bulunmaktadır. Bu öğretim yılından itibaren tüm derslerde ve sınıflarda uygulamaya başlayacağız. Uygulamada doğan eksik ve hatalarımızı da zaman içinde aşacağımızı düşünüyorum.
Saygılarımla.
Kamil TÜRKOĞLU Atatürk İlköğretim Okulu Müdürü